ana sayfa > Genel > Kapanan bloglar

Kapanan bloglar

Çarşamba, 21 May 2008 admin yorum ekle yorumlara git

Son zamanlarda Türk blog camiasına bir şeyler oldu. Yıllardır internet aleminin en büyük bireysel ve topluluk platformu olan blog, bir çok konu ve kişi hakkında inanılmaz güzel ve eğlenceli kaynak olmaya devam ediyor. Blog sayesinde keşfedilmemiş bir çok cevher gün ışığına çıkıyor. Bu yazımı yazmamın iki nedeni var. Renkli blog, eda suner ve altı üstü tasarım.
Bu üç blogu elimden geldiği kadar çok takip etmeye çalışır ve kendimden bazı şeyler bulurdum. Biraz bilgi, biraz çocukluk, biraz samimiyet biraz dostluk… Artık onlar bu mecrada yoklar…
http://www.webiket.net Blog değil bir sosyal imleme sitesiydi. Kapanan bloglar kısmına yazmamın sebebi, blog dünyasına hayat veren sosyal imleme siteleri bloglar kadar önemlidir. Webiket sahibi sosyal imleme sitesini kapatırkenyaptığı açıklama kısaca şöyle; Yeteri kadar sosyal imleme siteleri var, sitenin varlığı ne bana nede ziyaretçilere artı değer katmıyor.
Altı üstü tasarım blog yazmamın nedenlerinden biriydi. Mehmet DOĞAN o kadar güzel yazıyordu ki insanın okudukça yazası geliyordu. Her ne kadar bazen yazılarını çoooookkkkk uzatsada yinede sıkılmadan okurdum.
Renkli Blog Onu okurken ahhh şimdi 20 yaş daha genç olsaydım dediğim çok olmuştur. O benim gözümde büyümüş te küçülmüştü. Joomlanın eski renkli temasını referans alarak yaptığı wp teması hep aklımda kalacak. Gerçi blogger’da flashla yaptığı oyunların yer aldığı bir blog var ama ne kadar blog denir bilemem. Renkli blog adresinide zaten oyun blog sitesine yönlendirmiş.
Eda SUNER Benim sanal kuzenim diyebilrim. Seveni çok olduğu kadar çekemeyeni de çoktu. Bir çok blog yazarı, ona sabır göstermek yerine direkt olarak tepki göstermeyi tercih etti. Parmakla gösterilecek kadar güzel bir evliliği olan, eşine aşık ve eşinden son derece gurur duyan ve bunu her fırsatta dile getiren içi dışı bir samimi bir kişilik. Tesadüfen ismini hatırlamadığım bir blog yazarının sınırları zorlayan eleştirileri için yazmış olduğum yorum ile sanal tanışmışlığımız olmuştu. Blogunun müptelası olduktan sonra öğrendimki bir dönem aynı işyerinde çalışıyormuşuz ama haberimiz yokmuş…
Tekno Seyir Hasan KARABOĞA’ya ait olan bu blog 9 Mayıs 2006′da web teknolojileri ile igili bir kaptanın seyir defteri. İlginç analizler, yorumlar zaman zaman derin araştırmalar yer alıyordu… Kapnmadı ama güncellenmiyor.

Bu üç blogcunun bloga veda etmesiyle internet dünyası ve blog camiasının çok şey kaybettiğine inanıyorum. Umarım ileriki dönemde tekrar aramıza dönerler. Yada bilmiyorum, acaba belki en doğru karar yazmamak mı? Şimdilik yazmamak gibi bir düşüncem yok… Vaktim oldukça yazmaya devam edeceğim.

Bookmark and Share

FavoriteLoadingFavorilerime Ekle Categories: Genel Tags:
  1. Perşembe, 22 May 2008 zamanında 10:06 | #1

    Sorun şu: “Blog yazmayı niye bu kadar ciddiye alıyoruz?”
    Cevap şu: “Bir süreden sonra artık hayatımız buraya dönüyor.”
    X bir bilgisayar firmasının sloganında olduğu gibi “Bilgisayarın Hayatındır.”
    Kimse bunu inkar etmesin, blog yazarları başta olmak üzere günlük 5 saatten fazla internet kullanan tüm insanların bilgisayar artık bilgi saymaktan çıkıp yavaş yavaş hayatımız olmaya başlıyor.

    Blog yazarları da bir süreden sonra başta blogunu kendisi gibi görüp ona gelen zararı kendine gelmiş kabul ediyor, savaşmaya başlıyor. Yada irkilip farkedip diyor ki:”Ben bu işi çok ciddiye aldım, yemişim blog küresini benden bu kadar!” Herkesin genel sebebi bu diyemem ama birçok bırakanın bu esaslarda bıraktığına eminimim. İlk başlarda kişisel yazılar yazmak istediğim bloguma insanlardan ürktüğüm için sadece gelir kaynaklı, yada can sıkıntısından insanlara yararlı olmayı isteme duygumu bastırmak için yazmaya dönüştürdüm.
    Unutulmaması gereken şu (Doğru olanda bu): Bu alemi çok fazla ciddiye almadan, görev değil, zaman geçirgeci olarak görerek blog yazmaya devam etmeli. Böyle olduğunda kimse yara almaz.

    Düşüncelerim bunlar. (Kimseyi hedef göstermiyorum, yanlış anlaşılmak istemem.)

  2. Perşembe, 22 May 2008 zamanında 10:54 | #2

    Valla üzüldük, renkliblog’u pek takip etmemde. Biraz kan kaybımız oldu. Toparlanırız yinede. Aslında bu gibi durumlarda haksızlık yapılanlara karşı blog camiası tepki göstemeli.

  3. Perşembe, 22 May 2008 zamanında 14:30 | #3

    Nedenini anlamıyorum biri neden hobi olarak bir şeyler yapan birilerine saldırır ki? yazık diye düşünüyorum…

    diğerlerini bilemiyorum ama edanın en azından bir süreliğine bırakması en doğru karardı bence çünkü çok yıprattılar kızı. Sonuçta bu keyif için yapılan bir şey eziyet için değil.

  4. Bence
    Cuma, 23 May 2008 zamanında 12:35 | #4

    Blog tutmak bencede çok güzel bir duygu olabilir kimilerine göre, ama kimilerine görede hırs haline gelebilir, veya meslek haline getirip artık ben blogumu meslek edindim burdan para kazanacağım, ben öyle memur gibi sabah 9 akşam 6 çalışacağıma blogdan elde ederim internet başında diyenler çok, hatta daha ileri gidip bilgisayarın başında 24 saat geçiren arkadaşlar öyle çokki blog yüzünden yakinen biliyorum, bence blog sadece bir hobi olarak görülmeli, meslek olarak değil, yoksa sonu çok üzücü olabiliyor, mesela evli insanlar bile blog yüzünden boşanada biliyorlar, eşiyle ilgilenmek yerine blog sevdası hayattan kopuş nereye kadar, blogu kendi hayatınızda yaşam biçimi edinmemek lazım yoksa sonu çok kötü olabiliyor. Mesela Eda SUNER bloğu neden kapattı?
    blog yazmanın sonu nerelere geliyor yazık bu kadar ciddi alınmamalı sanal aleme fazla bel bağlanılmamalı diyorum..

  5. Salı, 30 Ara 2008 zamanında 20:39 | #5

    Sevgili okurlar, arkadaşlar,
    Blog.wolkanca.com 2005 yılından bu yana Volkan Yılmaz ve arkadaşları tarafından yazılan bir blogdur, bu blog’un tüm yazıları yoruma açık ve girilen içerikler hiç bir ticari kaygı gözetmeksizin paylaşılır.

    İlgili blog ve bir yazarı bundan aylar önce yanlış anlaşılmış bir konuya istinaden karalanmak istenmiş ve çeşitli yerlerde asılsız suçlamalar, iftiralar yapılmıştır. Ben Volkan Yılmaz olarak tüm bu art niyetli, kasıtlı yapılan karalamaları kınıyor, kendilerini vicdanları ile baş başa bırakıyorum, bunun yanı sıra durumu vakit ayıramayıp gerçeği anlatamadığım ve etkilenen dostlarımdan da özür diliyorum. Şu bir geçek ki hiç bir insanın hiç bir insanı kendi kendine yargılayıp mahkum etmesi kadar cahilce bir davranış olamaz, dolayısıyla şahsımı ve yazdığım blog sitesini hiç bir bilgi ve kaynağa dayandırmadan yargılayan insanları esefle tekrar tekrar kınıyorum, adaletin ve hukukun bir gün hepimize lazım olacağını hatırlatıyorum.

    Konu edilen kişiler ve blog siteleri, kaynak diyerek gösterilen blog yazıları ve bağlantılarının tümü gerçek dışıdır, bunların tamamı durum anlaşıldıktan sonra kaldırılmış veya haklarında yasal mercilere başvurulmuştur. Şahsım ve blog sitem hiç bir şekilde Türk kanunlarına aykırı bir iş yapmamış ve hukuksal, yasal hiç bir durum söz konusu dahi olmamıştır.

    Bu tekzip yazısı ilgili tüm kişi ve kurumlara gönderilmiş olup yayınlanıp veya duyurulup şahsım ve blog siteme verilen zararın, sıkıntının giderilmesi amaç edinmiştir.

    Yukarıda belirtilen hususlar ışığında, internet sitenizde konu ile ilgili bulunan içeriğin silinmesi, değiştirilmesi, gerekli editöryal işlemlerin yapılması ve bu tekzip’in sitenizde yayımlanması gerekmektedir.

    Saygılarımla,
    Volkan Yılmaz
    İstanbul // 0536 580 88 58

  1. şimdilik geri bağlantı yok
Note: Commenter is allowed to use '@User+blank' to automatically notify your reply to other commenter. e.g, if ABC is one of commenter of this post, then write '@ABC '(exclude ') will automatically send your comment to ABC. Using '@all ' to notify all previous commenters. Be sure that the value of User should exactly match with commenter's name (case sensitive).