kitap

Google Hikayesinin Bilinmeyen Yüzü

İnternette ve gazetelerde bir çok defa google’ın nasıl kurulduÄŸu geliÅŸtiÄŸi ile ilgili hikayeyi bir çok kere okumuÅŸsunuzdur. Dünyanın en hızlı büyüyen ÅŸirketi ve çağımızın en yeni iÅŸ, medya ve teknoloji baÅŸarısı olan, google’dan haberi olmayan sanırım yok. Åžimdi size anlatacağım konu okumuÅŸ olduÄŸum David A. Vise ve Mark Malseed’in oraklaÅŸa yazdığı ve Koridor yayınları tarafından dağıtılan 408 sayfalık kitapta dikkatimi çeken, internet ve medyada çok fazla söz edilmeyen Google Hikayesinin bilinmeyen yönlerinden bahsedeceÄŸim.
Goggle Kurucularında Sergey ve Lary’nin Satnford üniversitesinde öğrenim gören iki öğrenci diye genel’de bahsedilir ve sanki okullarını bırakıp google kurmanın peÅŸinde koÅŸtuÄŸu ima edilir. Halbu ki gerçekte Lary ve Sergey iki arkadaÅŸ üniversite mezunudurlar. Ayrıca sadece lisns deÄŸil, yüksek lisans mezunu.  Stanford üniversitesinde bu iki arkadaÅŸ aslında Doktore yapmaktadırlar. İki kardeÅŸin aileside zaten akademisyenler. Bu yanlış bilgi yüzünden ve Doktore yapan iki öğrenci için iki üniversite öğrencisinin projesi diye adlandırmak günümüz üniversite gençlerini proje peÅŸine koÅŸturup okul hayatlarını sonlandırmalarıyla sonuçlandırıyorlar. Doktore kiÅŸilerin akademik kariyerleri için gerekli bir öğrenim… Ve en büyük ÅŸansları stanford gibi dünyanın en iyi teknoloji üniversitesinin öğretim hocalarının desteklerini almaları. Ayrıca hocaları sayesinde Melek yatırımcılar ile iliÅŸkiye girmeleri. Anlatmak isdeÄŸim siz teknoloji ve yazılımı iyi bilseniz, hatta iyi bir internet projeniz olsa bile,  bazı taÅŸların da yerine oturması gerekiyor. DiÄŸer faktörler olmasaydı, Google’ın kendisinde önceki Ata Vista, Lycols gibi arama motorlarına göre iyi bir proje olması yetmemektedir.
google hikayesi

Google reklam için hiç bütçe ayırmamış ve bu konuda kulaktan kulağa reklamlarda dünyanın en iyi başarısını elde etmiştir. Rakipleri medaya ve intenette milyon dolarlarla ifade edilebilecek reklam organizasyonlarına girerken google bei kuruş reklam bütçesi ayrımamıştır. Onun yerine son kuruşuna kadar teknoloji yatırımı yapmştır. Google altyapısı öyle bizim kullandığımız hosting gibi değildir.
Google projesi ilk başladığın da bile bir garajı dolduracak kadar server&sunucu kurmuştur. Arama mantığındaki indexleme yapmak için bu zorunluymuş. Ama internet dünyası büyüdükçe teknoloji yatırım oranları büyüdüğu için hocaları yardımı ile 1 milyon dolarlık melek yatırımcının desteğini arkalarına almıştır.
Google logosunun gösterişli olmamasının sebebi google ilk kurulduğunda google ekibinde bir grafikerin olmamamasıymış. Logoyu sergey veya lary yapıyormuş. Sonrada google büyüdükçe bir grafiker almaya karar vermişler. Artık tüm dünyadaki bazı özel günlerinde sosyal sorumluluğun bir paraçası olarak logolarına günün konusuna göre logoları değişmekte.
Google’ın bahsedilmeyen diÄŸer bir baÅŸarısı ise Amerika borsasında yatırımcı karşısında gösterdiÄŸi performasndır. Google Amerika borsasında da  bu zamana kadar yapılmayan bir anlaÅŸma ile piyasalara çıkmış. Bu yapılan anlaÅŸma sayesinde google sahiplerinin patron olarak Lary ve Sergey’in sürekiliÄŸi saÄŸlanmış. Borsaya kote olmuÅŸ parasının haddini hesabını bilmeyen güçlü yatırımcılara yem olmamakla birlikte kendi deÄŸerini kat be kat üzerine çıkmış. Kısacası sadece teknolojiden anlamk yertmiyor. İşin ticari kısmınıda çok iyi bilmek gerekiyor.
Özetle; Stanford üniversitesinde okuyan ki doktore öğrencisi iyi bir interne arama motoru modellemesi keşfetmiş, üniversite hocaları iki öğrenciyi üniversite bünyesinde finan, teknoloji ve bilgi olarak desteklemiş, sistem kurulunca melek yatırımcıdan karşılıksız kredi alınmış, borsaya kote olarak halka açılmışlar ve bundan çok iyi kar yapmışlar ve son olarak çalışan sadakatini arttırmak için borsaya kote olmadan önce çalışanlarına ucuz fiyatta hisse senedi dağıyorlar. Google zengin olurken, sadece kurucuları olan Lary ve Sergey değil, çalışanların da hepsi zengin oluyor.

Yukarıda dikkatimi çeken yönlerini anlattığım “Google Hikayesi” adlı kitabı hediye edeceÄŸim.
Eğer sizde kitap hediyesi kazanmak istiyorsanız Google Hikayesi ile ilgili güzel yorumlarınızı aşağıya yazabilirsiniz. En güzel yorum yapan ziyaretçiye kitabı kazanacaktır. Yorum yapan tüm ziyeretçilerime vakit ayırdıkları için, teşekkür ederim.
Kitap hediyes için, tek şartım, kurye ile göndereceğim kitapların kurye masraflarını alıcının ödemesini istiyorum. (Hem kitap al, hem oku, hem özet yaz, hem hediye et. bari kurye masrafını hediyeyi alacak kişinin ödemesini doğal karşılayacağınızı umuyorum) Yine de kurye masrafını karşılayamayacak maddi zorluğa girmiş ziyaretçilerim varsa hediyeyi kazandıktan sonra bana bilgi vermesi halinde masrafı kendim karşılayacağım.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Wordpress Googlebuzz Myspace Gmail Newsvine Favorites More
Bu yazı için yorum yazabilir, veya bağlantıyı sitenizde paylaşabilirsiniz..

Makaleyi yazan:

- Toplam 824 makale yazmış EYLOS!….

Özetlemek gerekirse, Bildiklerini yaplaşan, paylaştıkça çoğaldığına inanan, 32 yaşında, evli ve bir oğlu var.

Yazara Email Gönder | admin's RSS

4 Responses

  1. Emre diyor ki:

    “Kitabı ben de okumuÅŸtum. Gayet güzel bir kitap kargo masflarını da ben üstlebilirim”

    diyecektim ki, gözüm, ayın en çok okunanlarına ilişti.

    “Duyarlılık” adına bu yapılabilir belki ama bu sadece sadece bu tür olayların sıradanlaÅŸmasını pekiÅŸtirir. (Bkz ÅŸekil 1A’da ib*lik dediÄŸimiz, aÅŸağılık davranış biçimi, komedilerle(?) artık bir tercih meselesine dönmüş durumda)

    Bolca “ilk okul aÅŸkı” vs. filmlerin bolluÄŸu sonucunda İngilterede hamilelik yaşı inanılmaz düşmüş durumda.

    Nasıl (bu satırlar da dahil)
    PKK, İstanbul’da çok büyük bir bomba patlattı derken PKK’nın ekmeÄŸine saÄŸ sürülüyorsa, günün en çok okunan yazısı tarzı yazılar çoÄŸaldıkça bu iÅŸ sıradanlaÅŸacak.

    2 Soru:
    -Bir trafik kazası haberinde 10 ölü bile olsa neden artık eskisi gibi içimiz acımıyor?

    -Neden Kurtlar Vadisi tarzı cinayetlerde artış var?

    Lütfen 2 saniye durun ve bunların cevabını verin kendinize.

    {Görüldüğü gibi KeyWord olabilecek sözcükler de kullanmadım. Bu sansür mü? Elbetteki hayır. Bu sorumlu davranış.
    Kötünün çoğalması ve sırdanlaşmasına katıkısı olan malum yazıyı kaldırsanız, sevinerek kargo ücretini karşılayabilir ve bendeki kitabı da belirteceğiniz adrese gönderebilirim.}

  2. admin diyor ki:

    Selamlar serkan bey,
    Yorumlarınız için teşekkür ederim. Cevap olarak sizin ve diğer yaretçilerim için olarak aşağıya yazdım.
    Saygılarımla.

    - Kitabı kargo masraflarının üstlenmsi için hediye etmiyorum. (kargo masraflarını da ben üstlenebilirim demişsiniz)Kargo ile bir işbirliğim yok.

    - Kitabı zaten okumuşsunuz okumamış bir kişiye hediye etmeyi tercih ediyorum. Kitabı size hediye edemeyeceğim için üzgünüm.

    - Çok okunanlar bölümü olara en çok okunan yazının “siz keyword olarak tanımlasanız bile” okumadığınızı düşünerek yorum yaptığınızı düşünüyorum. Keza ben o yazıyı girerken çocuÄŸu olan bir baba olarak aÄŸladığımı ifade etmeyi gerekli görüyorum. EÄŸer yazıyı okusaydınız emin olunki sizde hak verirdiniz.

    - Dış etkenlerden beyin yıkaması sonucu oluşan terör ile sapıklık farklı şeylerdir. Birisi yönlendirme diğer yönetmedir.

    - Trafik kazasında 10 ölü değil bir kişi bile yaralansa içimiz sızlamakta. En azından benim ve çevremdeki insanların içi sızlamakta. Böyle bir fikre nasıl sahip olduğunuzu merak ediyorum. Acaba kişi kendisinden mi bilir?

    - Kurtlar vadisini hiç seyredemedim. İtiraf edeyim ki bir kaç defa seyretmeye çalışmama rağmen film arası reklam ve filmin sonunun başından belli olmasında dolayı seyretmeye gerek dymadım. Seyredenlere de saygı duyuyorum. Sonuçda bir film. Burada toplumun eksikliği kültür ve sanat olduğu inancındayım.

    - Blog sitemdeki her yazı için reklam ücreti ödemem mümkün değil. Günde 1 USD kazanmak için yüzlerce dolar vereceğime tabii ki keyword gireceğim. Bu sitedeki tüm yazılar toplum yararınadır. Önemli olan toplumun neresinde olduğunuzdur.

    - Çocuk pornosu yazısı kötünün çoÄŸalması için deÄŸil bilakis azalması içindir. KeÅŸke herkes benim kadar cesur olup bunun üzerine gidebilse. Bazen ben bile ÅŸaşırıyorum. İnsanların bu kadar çok arama yapmasına. En azından google’dan veya baÅŸka bir kaynaktan gelite o yazıyı okumaları kuvvetle ihtimal fikirlerini deÄŸiÅŸtirecektir.

    - Bu zamanda kadar (5 adet sitede editörlük yapıyorum) hiç bir yazımı silmedim. Eğer silersem yazmamın bir anlamı yok. Tabii ki gerçekten hatalı yoruma açık yanlış şeyler yazmışsam eleştiriler doğrultusunda düzeltme yapabilirim. Sonuçta ortalama iki yazı yazan biri olarak mutlaka hatalarım olacaktır.

    - Kitap hediyesie tekrar dönersek. Adı üstünde hediye. İhtiyacı olana ve bunu yorumlarıyla gösterene hediye edeceğim. Beinle pazarlık yapana değil.

    - Kitap hediyesi teklifiniz için teşekkür ederim ama masamda halen okumamı bekleyen 7 kitap var. Önceliğim onlar olduğu için bence sizde benim gibi ihtiyacı olan birisine hediye edebilirsiniz.

    - Bir de yazamadan edemeyeceÄŸim. KeyWorld kullanmak sorumsuz davranış örneÄŸi deÄŸildir. Yazılan yazının topluma yararı varsa keyworld’de kullanılır, etikette. Bunlar yapılmazsa insanlar bu siteye ulaÅŸamaz.

    Yorum ve eleştirileriniz için tekrar teşekkür ederim.
    Selamlar.

  3. ceoxi diyor ki:

    Ben kitabı okumadım Fakat herkesin bildiği kadarıyla google ilk kuruluşunda en az 25 milyon dollar para harcanmış.Resmi sermeya olarak bu göküyüyor Fakat herkes bilir bu bütçe az gösterilmiştir en az 50 milyon harcanmıştır okadar bütçe harcansa daha iyi arama motoru yapılabilirdi.

  4. Sezer diyor ki:

    İskenderiye kütüphanesi insanlığın bilgi birikimini tek bir seferde tek bir yerde toplama girişiminin ilkiydi , son girişimimiz mi.Google. İnternet girişimcisinin bir cümlesi ilişti kulaklarıma , hatırlatayım dedim. Bilgiye ulaşmanın bu denli kolay hale geleceği bilinebilir miydi 21. asırdan önce.Eğitim sistemini sitemle sık boğaz eden mantalite, bilgiye ulaşmada kişi yada kişileri hedef almış yarım akıllılar ordusu, araştırma enstitüleri, yanlı yada yansız yazılı sözlü basın ve diğerleri. Bütün bunlarda sıyrılıp isteklerine karşılık verebilecek bir kaç anahtar kelime , işte bu sana aydınlığın kapılarını açacak. Sonsuzlukta kulak vereceğiniz nice duayenler var. Tam da ondan söz ediyorum , GOOGLE.

Leave a Reply