Vehbi KOÇ’un Hayatı
Yazan: admin Tarih: Eyl 8, 2008 Kategori: Anılar, Ayın Konuğu, Okuduğum Kitaplar, Sanat, İkinci el
Artık www.eylos.com ‘da okuduğum kitaplar hakkında da yazacağımı bildirmek istiyorum. Okuduğum kitapları neden yazmak istediğim gibi bir soru akla gelirse şöyle cevaplayabilirim. Herşeyden önce okuduğum kitapları çok kısa sürede unutuyorum. Aradan 1-2 yıl geçince bırakın kitabın adını yazarını ve konusunu bile unuttuğum oluyor. Öyle çok kitap okuduğum falan yok. Ama okumayı sevmediğimden değil vaktim yok. Bir iş adamı, bir öğrenci, bir eş, bir baba, bir blog yazarı ve hasta (Bugün baş ağrısı ve yüksek tansiyon için hastaneye acile yatmıştım, tedavi olduktan sonra eve gelip dinlendim iki saat önce uyandım, neyse ki şimdi iyiyim. Bir ara nörolojiye gitmem gerekiyor) falan gibi görevler çoğalınca açıkçası pek vaktim olmuyor. Gerçi onu da çözdüm ayıptır söylemesi son bir yıldır tüm kitap ve dergilerimi WC’de okuyorum
Neyse konumuza geri dönelim. En son kitabımı bugün bitirdim. Kitabın ismi Hayat hikayem, Yazarı Vehbi KOÇ, Tarih 1973. Kitabı alma sebebim, her aldığım Capital dergisinin vermiş olduğu promosyon kitaplardan birisi olması. Otokoç’un 80. yıl onuruna hediye edilmişti. Sonraki okuyacağım kitap ise yine kapital dergisinn kobiler için çözüm önerileri hakkında bir kitap. Birazcık göz ucuyla baktım, bir işletme sahibi değilim ama eğitici bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gelelim Vehbi KOÇ’un yazmış olduğu, hayat hikayem adlı kitaba.
Vehbi KOÇ özetle hayat hikayesini anlatırken aslında iş hayatı ile igili anılarını anlatıyor. Ankara doğumlu, Atatürkü bir kez uzaktan görmüş, babası Ankaranın ileri gelenlerinde ve bir hacı. Dini bütün bir ailenin 4. kardeşinden birisi. Orta okulu ticaret yapmak hevesiyle terk etmiş ama buna rağmen kişisel gelişimini ve öğrenme isteğini her zaman karşılamış bir kişiliğe sahip. Ankarada babasının desteği ile evlerinin altına küçük bir bakkal dükkanı açarak başlayan ticaret hayatına bugün Türkiyenin en büyük ve en çok ihracat yapan grubu haline getirmiş. Hani halk dilinde bir söylem vardır. “Zengin olduysa kesin çalmıştır” eğer sizde bu göreşe hekimseniz mutlaka bu kitabı okumanızı tasiye ederim. Zengin olmanın herşeyden önce 4 kuralı vardır. Çok çalışmak, girişken olmak ve sürekli kendini eğitmek ve biraz şanslı olmak. Eğer 4 şeyden birisi bile sizde yoksa zengin olmanız mümkün gözükmüyor
Bu arada bende birisi eksik (Şans) o yüzden zenginlik hayallerim suya düştü
Neyse şakayı bırakıp kitabımız ile igili düşüncelerime devam edeyim. Vehbi KOÇ’un zengin olma yolundaki adımlarda dikkatimi çeken en büyük nokta seçtiği elemanlarını çok araştırıp ince eleyip sık dokumasındaki hassaslığı. Belki de zenginliğin en büyük formülü budur. Çünkü bir iş adamı tüm operasonu üstlenirse yöneticilik yapamaz ve diğer fırsatları kaçıarak çok çabuk bir sürede batabilir. Sayın KOÇ ise iyi eleman ve ortaklar bularak işi kuruyor ve onlara işletmesi için devrediyordu. Kendisi ise piyasada fırsatları kollamakla birlikte, Türkiye ve dünyada ki siyasi ve ekonomik gelişmeleri yakınen takip ediyordu. Bu şekilde yeni proje ve yatırım modelleri oluşturabiliyordu. Kendisi parasına para katarken de o dönemler kendisinden bile daha zengin ve nüfuslu insanların nasıl battığını ve bundan kendisine nasıl pay çıkardığından da bahsetmiş. Kendisine çıkardığı pay egodur. Zenginlikten çevrenin şişirdiği egoyla herşeyi ben bilirim ben yaparım düşüncesine hiç sahip olmamış. Hep uzmanlara danışmış. Hatta sosyal sorumluluklarını yerine getirirken bile Cami mi yoksa öğrenci yurdu mu yapayım diye gerek müftülüğe gerek eğitim müsteşarlarına profösörlere danışarak karar almış. Sürekli üzerine bastığı şey çevrenizde danışabileceğiniz (Politikacı, Ekonomist, Din adamı vs.) donanımlı insanlar olsun düşüncesidir. Birde başkalarına borç vermekten kaçının diyor kitabında. Kendisi borç verdiği insanların büyük bir kısmıyla arasının açıldığından bahsediyor. Ya borçlarını unutuyorlar veya ödemiyorlarmış. Vakti geldiğinde isteyince kötü adam, borcu veren kişi olur düşüncesini okurlarıyla paylaşıyor. Kitabı bitirirken gençlere verdiği öğütlerler dikkatimi çekti. Kısaca öğütleri şöyle:
- Ailenizi seviniz sayınız.
- Çok çalışınız.
- İyi okuyunuz. Eğitiminize önem veriniz.
- Ciddi ve bilgili olunuz.
- Sosyal sorunlar ve politikaya zaman ayırınız.
- Mesleğinize sevgi ve sabırla sarılınız.
- Her zaman dürüst ve saygılı olunuz.
- Olgun ve yararlı olunuz.
- Hesabınızı biliniz.
- Dostlarınızı iyi seçin.
- Yazılı bilgiler unutulmaz, not alınız.
- Zamanında evleniniz.
- Fotoğraf güzel şeydir yararlanınız.
- Sağlığınıza dikkat ediniz.
- Çalışmada , dinlenmede ve eğlencede dengeli ve dikkatli olunuz.
- Dininizi öğreniniz. (KOÇ en az günde bir vakit namaz kılar, düzenli orucunu tutarmış)
Son olarak kitap ile ilgili özette, KOÇ ticaret hayatını yazarken, siyaset ile ilgili ilişkilerini, yurtdışı ve yurtiçi ziyaretlerini de kaleme almış. Özellikle yurdışında General Motors gibi büyük firmalardan çok şey öğrenmiş. Ayrıca bugün KOÇ’u KOÇ yapan kurumsal yapıyı nasıl oluşturduğu ile ilgili operasyonu tek tek kaleme almış. Bugün KOÇ’un en büyük hissedarı işte bu yüzden KOÇ vakfıdır.
Bence çok güzel, ilginç, eğitici ve eğlenceli bir kitaptı. Sayın KOÇ bunu yazarken oldukça büyük çaplı bir araştırma yapmış olduğu belli. Yani oturayımda hayatımı yazayım dememiş. Yoğun belge, döküman vb. gibi şeyleri için büyük iş gücü ve emek vermiş. Bu kitabı bize yazarak okumamızı sağladığı için Sayın Vehbi KOÇ’a sonsuz şükranlarımı sunarım. Toprağı bol yeri cennet olsun.
www.eylos.com kitaplarını ziyaretçilerine hediye ediyor.
Aşağıda kitap hakkında en iyi yorumu yapan ziyeretçime, bu kitabı hediye edeceğim. Ayrıca, burada görüş ve değerlendirme yapacağım diğer kitaplarıda hediye edeceğim.
Yalnız tek şartım, kurye ile göndereceğim kitapların kurye masraflarını alıcının ödemesini istiyorum. (Hem kitap al, hem oku, hem özet yaz, hem hediye et. bari kurye masrafını hediyeyi alacak kişinin ödemesini doğal karşılayacağınızı umuyorum) Yine de kurye masrafını karşılayamayacak maddi zorluğa girmiş ziyartçilerim varsa hediyeyi kazandıktan sonra bana bilgi vermesi halinde masrafı kendim karşılayacağım.











Geçmiş olsun enişte
FeNoktaYe | Eyl 9, 2008 | Yorum
selam,
ben de aynen sizin gibi okuduğu kitabı bitirir bitirmez unutmaya başlayanlardanım.ben de kendimce bir yol izliyorum,okurken beğendiğim yerlerin altını mutlaka çizerim daha sonra kitabı anımsamak istediğimde bunlar bana yol gösterir.aslında özet çıkarıp blogda paylaşmak da iyi fikir,ben de en son Elif Şafak Siyah Süt’le ilgili blogumda bir yazı yazmıştım.Vehbi Koç’un dediği gibi,hem insan yazdığını kolay kolay da unutmuyor.Umarım kitabı hakedecek bu kadar kelam yeterlidir.
bu arada geçmiş olsun.
Yasemin Aslıhan Babalık | Eyl 9, 2008 | Yorum
ya bunları biliyorum maille de gelmişti çok ama çok doğru hepsi
Craft Woman | Eyl 10, 2008 | Yorum